ÇALIŞMA HAYATINDAKİ AYRIMCILIK SONLANDIRILMALIDIR

ÇALIŞMA HAYATINDAKİ AYRIMCILIK SONLANDIRILMALIDIR

2011 yılında Türkiye'de halen başörtülü olmaları gerekçesi ile kişilerin çalışma hakkı kısıtlanmaktadır.

Bunun en yakın örneği, Bolu Köroğlu Hastanesi'ndeki bir dahiliye doktoruna karşı serdedilen ayrımcılık uygulamasıdır. Edindiğimiz bilgilere göre hastane yetkilileri doktora, başörtülü meslektaşları ile birlikte çalışmayacaklarını belirtmişlerdir. Hekim sayısı itibarıyla Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü'nün Avrupa bölgesinde yer alan 52 ülke arasında ve OECD ülkelerinin içinde son sıradadır. Bizzat Sağlık bakanı Mecliste, "Türkiye'de ciddî bir hekim açığı var" açıklaması yapmaktadır. Buna karşın halen bazı hastane yöneticileri doktorları kıyafetlerine göre ayırma hakkını kendilerinde görmektedir.

Türkiye artık bunları aşmak zorundadır. Aksi durumda kadınların çalışma hayatında yer alması mümkün olmayacaktır. Türkiye'de kamu kurumlarında ve özel sektörde başörtüsü sebebiyle uygulanan ayrımcılık, kadınların toplumsal hayata katılmalarını engellemekte, eşitlik hakkı ve çalışma haklarının kısıtlanmasına sebep olmaktadır. TESEV'in gerçekleştirdiği, Uzman Meslek Sahibi Başörtülü kadınlar konulu çalışmasında da tespit edildiği üzere, kamusal alanda uygulanan ayrımcılık politikası özel sektöre de yayılmakta ve başörtülü meslek sahibi kadınlar işe alınırken, takdir ve yükselmelerinde, ücretlerinin belirlenmesinde ve işten çıkarılmaları esnasında farklı muamelelere tabi tutulmaktadırlar.

Başörtüsü yasağı sebebiyle Türkiye'deki kadınların çalışma hayatında temsillerinin gelişmiş ülkelerden oldukça geride olduğu da bir başka gerçektir. Türkiye, Avrupa Birliği ve AGİT ülkeleri arasında kadınların çalışma oranının en düşük olduğu ülke konumundadır.

Nitekim Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Kaldırılması Komitesi (CEDAW) 46. oturumda çalışama yaşımda da başörtülü kadınların uğradığı ayrımcılıkların kaldırılmasına yönelik çalışmalar talep etmiştir. Türkiye 2012 Haziran ayına kadar bu ayrımcılığı sonlandırdığına dair rapor vermek zorundadır. Bu durum artık çalışma hayatında kıyafet ayrımcılığına son verilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Anayasada çalışma hakkının sağlanması, geliştirilmesi, çalışma barışının sağlanması yönünde devlete bir sorumluluk yüklenmiş; çalışma hakkı herkes için bir hak ve ödev olarak tanımlanmıştır. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almak durumdadır.

MAZLUMDER olarak çalışma hakkının kısıtlanmasının bir insan hakları ihlali olduğunu, devletin vatandaşlarının çalışma hakkını hiçbir ayrımcı uygulamaya maruz bırakmaksızın sağlanmak zorunda olduğunu, bu sebeple kadının çalışma hayatında temsili noktasında önlerine konulan her türlü engelin ortadan kaldırılması için gerekli çalışmaları ivedilikle yürütmesi gerektiğini kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Ahmet Faruk ÜNSAL

MAZLUMDER Genel Başkanı

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2011-04-01
Okunma Sayısı : 1287
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: mazlumder[a]gmail.com | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 5591752