EN KUTSAL HAK YAŞAM HAKKIDIR
Anti demokratik uygulamaların bir yansıması olarak ortaya çıkmış bulunan Kürt sorunu, bürokratik oligarşinin dar kafalılığı ve savaş üzerinden rant devşirme sevdası nedeniyle bugüne kadar çözümsüz kalmıştır.
Sisteme dönük Kürt itirazının kendini silahla ifade etmesi, sorunun çözümsüzlüğe mahkum edilmesinin ve özellikle 80 darbe sürecinde Diyarbakır cezaevindeki vahşi işkencelerin ortaya çıkartmış olduğu bir sonuçtur.
Son günlerde onlarca insanın hayatına mal olan askeri hedeflere dönük saldırılar sadece siyasi süreci tıkamakla kalmayıp aynı zamanda halklar arası husumeti de iyice körüklemektedir. Hayatlarını kaybeden insanlara bu en değerli varlıklarını iade etmenin hiçbir imkanı da yoktur.
Eğer sisteme dönük silahlı itiraz savaş diye nitelendirilerek bu saldırılar yürütüyorsa o halde savaş hukukuna uygun hareket etmesi gerekir. Savaşta sivil hedeflere, sivil kişilere, sivil yerleşim yerlerinde saldırı kabul edilemez.
22.06.2010 tarihinde İstanbul Halkalı'da sivil yerleşim alanına yakın bir yerde sivil ve asker taşıyan servise sivillerin kullandığı bir yolda saldırmanın insan haklarıyla ve savaş hukukuyla bağdaşır bir tarafı bulunmamaktadır. TMK mağduru çocukların uğradığı vahim hukuksuzluğu dile getirip servis aracında babasıyla okula giden bir çocuğun yaşam hakkını elinden almak kabul edilemezdir.
Kim hangi amaç ve değerler adına savaşırsa savaşsın öncelikle yapması gereken insan haklarına ve savaş hukukuna uygun hareket etmesidir.
MAZLUMDER silahın ve şiddetin olmadığı, dostluk ve kardeşliğin hayat bulduğu, insan haklarına saygılı dönemi arzu etmekte ve toplumu bu dönemin tesisi için itidalli harekete davet etmektedir.
MAZLUMDER Gen. Bas.yrd
Av. Emrullah BEYTAR