MAZLUMDER Dış İlişkiler Koordinatörü Abdurrahman BABACAN, ABD’nin Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanede 11 yıldır herhangi bir suçlama olmadan ve yargılanmadan tutulan Yemenli Adnan Ferhan Abdullatif'in hücresinde ölü bulunması üzerine aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır.
Basın Açıklaması Metni;
Guantanamo’da Hücresinde Ölü Bulunan Yemenli Adnan Ferhan Abdullatif’in Şaibeli Ölümü, Adil ve Bağımsız Bir Soruşturmayla Aydınlatılmalıdır!
ABD’nin Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanede 11 yıldır herhangi bir suçlama olmadan ve yargılanmadan tutulan Yemenli Adnan Ferhan Abdullatif’in 8 Eylül 2012 günü hücresinde ölü bulunduğu açıklandı. ABD askeri yetkililerinin olaydan ancak birkaç gün sonra uluslararası kamuoyuna duyurduğu bu ölümün nedenine ve mahiyetine dair herhangi bir açıklama yapmaması, Ocak 2002 tarihinden bu yana, Guantanamo’da yaşanan ve çoğunun ABD askeri makamlarınca intihar olduğu belirtilen; ne var ki adil ve bağımsız soruşturmalara izin verilmeyen şaibeli ve aydınlatılmamış diğer ölümlerde olduğu gibi, uluslararası kamuoyunda bu olayın da üzerinin örtüleceği şüphesini doğurmaktadır. Beraberinde şu ana dek, otopsi ve soruşturmadan elde edilecek bilgilerin özenle korunup gerekli bağımsız mercilerle paylaşılmasına, bu ölümün tamamen bağımsız ve sivillerin yürüttüğü bir soruşturma ile araştırılmasına ve soruşturmanın uluslararası hukukun gerektirdiği sorumluluklarla uyumlu olmasına dönük bir yaklaşımda bulunulmaması, ABD’nin Guantanamo karanlığı ile, uluslararası alanda hukuksuzluğun kara bir lekesi olarak insanlığın vicdanında ve hafızasında tuttuğu yeri derinleştirmektedir.
Kaldı ki, Guantanamo’da yaşanan hukuksuzluk ve işkence, kötü muamele gibi insanlık dışı uygulamalar, sadece medya kanalıyla değil, bizzat MAZLUMDER’e geçtiğimiz 11 yıl içerisinde yapılan şahsi başvurular ile aktarılmıştır. Beraberinde, burada yaşanan ağır insan hakları ihlallerini, tarafsız pek çok uluslararası insan hakları örgütlerinin rapor ve analizleri de teyid etmektedir. Tutuklu yakınları, kurumumuza başvuruları sırasında yakınları ile yaptıkları haberleşme ve tanıklıklar sonucu, “Guantanamo’da tutulan kişilere yıllardır güneşin gösterilmediğini, bazılarının dişlerinin dökülmesine rağmen tedavi imkânı ve izninin verilmediğini, işkence ve kötü muameleye pek çok kez maruz kaldıklarını, beraat edenlerin ise kendi ülkelerine iade edilemeyeceğine; ancak talep halinde onları koruyabilecek üçüncü bir devlete teslim edilebileceğine ilişkin gerekçelerle yıllardır tutulmaya devam edildiklerini, bırakılanların ise küçük bir ada ülkesi Palau’nun kabul etmesi üzerine sevk edildiğini, bu ada ülkesinin ise bir çeşit hapishane olduğunu” belirtmektedir. Ömrünün büyük kısmını insan onuruna uymayan bir hapishanede geçiren bu insanlar, ne için ve ne kadar tutuklu kaldıklarını/kalacaklarını bilmemektedir.
Bu anlamda MAZLUMDER, 11 Eylül ile ABD’nin içine girdiği güvenlik sendromu ve bu sendromun ürettiği politikalarla, dünyanın çeşitli coğrafya, millet ve insanlarının yaşam, onur ve özgürlük haklarının keyfi bir şekilde ve hukuksuzca gaspedilmesi ve sona erdirilmesini şiddetle kınamakta; beraberinde, şu ana dek işletilmeyen hukuk mekanizmasının Guantanamo’ya ivedilikle işletilmesi ve yaşanan son ölümün bağımsız ve adil soruşturma ile araştırılıp sonuçlarının uluslararası kamuoyuyla paylaşılması, sebebiyet veren tüm kişi ve mercilerin uluslararası hukuk nezdinde yargılanıp cezalandırılması; Guantanamo lekesinin insanlığın vicdanî hafızasından bir an evvel silinmesi çağrısında bulunmaktadır.
Uluslararası kamuoyuna saygıyla duyurulur…
Abdurrahman Babacan
MAZLUMDER Dış İlişkiler Koordinatörü