Arap Halklarının Barışçı ve Şiddet Dışı Devrimi Libya, Bahreyn ve Yemen'de On Yıllardır Süren Baskı ve Karanlığa Son Veriyor!
Tunus'ta ve Mısır'da başlayan halk isyanları dikta yönetimlerinin iktidardan uzaklaştırılmasıyla sonuçlanmış ve bu isyan dalgası en son Libya'ya, Bahreyn'e ve birçok Arap ülkesine de sıçramıştı. Libya'da 15 Şubat'tan itibaren başlayan protestolara Kaddafi rejiminin sindirme politikaları had safhaya ulaşmış ve polis halkın üzerine doğrudan ateş açarak 300 den fazla insanın ölümüne sebep olmuştur.
Libya'da Muammer Kaddafi'nin emriyle isyanı bastırmak için harekete geçen keskin nişancı özel komandolar ve komşu ülkelerden getirtilen yabancı paralı askerler protestoculara bıçaklar, otomatik tüfekler ve havan toplarıyla müdahale etmiş, göstericilerin üzerine doğrudan ateş açmışlardır. Ölenlerin cenazelerine de saldıran güvenlik güçleri sivillere yönelik doğrudan infazlar gerçekleştirmiştir.
Mısır'daki ve Bahreyn'deki protestolar sonucunda gerek Mübarek gerekse de Ali Abdullah Salih hem kendilerinin hem de kendi oğullarının seçimlerde aday olmayacaklarını açıklamalarına rağmen Muammer Kaddafi Libya halkıyla dalga geçercesine oğlu Seyf El İslam Kaddafi'yi olayları bastırmak üzere yetkilendirmiş, gerçekleşen sivil ölümlerinin sorumlusu kılmıştır.
Uluslararası ajanslardan gelen görüntülerde, barışçı ve şiddet dışı gösterileri bastırmak için yapılan müdahalenin insanlık dışı boyutu ve yaşanan vahşet gözler önüne serilmektedir. Ayrıca bölgeden gelen diğer haberlere göre polis eylemcilere hala ateş etmektedir. Telefon ve internet gibi haberleşme bağlantıları yönetim tarafından kesilmektedir. Libya'da halk, keyfi tutuklamaların ve adil olmayan yargılamaların ve keyfi ve yargısız infazların son bulmasını, basın ve ifade özgürlüğünün sağlanmasını, petrol gelirlerinin adil dağıtılmasını, yolsuzlukların önlenmesini, yönetimin bir ailenin elinde olmaktan çıkıp bütün topluma ait olmasını, devlet aygıtının toplum üzerindeki her türden baskısına son verilmesini ve adil bir ülkede yaşamayı talep ediyor. Buna karşın 41 yıllık Kaddafi rejimi diğer Arap rejimlerinde olduğu gibi halkı yönetime katmamakta, akraba kayırmacılığı yapmakta, toplum üzerinde hesapsız ve keyfi baskı kurmakta, toplumun taleplerini görmezden gelmekte ve iktidarını halka devretmeme konusunda kararlı durmaktadır.
MAZLUMDER, Libya ve Bahreyn halklarının baskıcı rejimlerin son bulmasına yönelik gerçekleştirdiği barışçıl protestoları desteklerken göstericilere yönelik gerçekleşen asker, polis, milis ve iktidar yandaşlarının saldırılarını kınamaktadır. Libya ve Bahreyn'in eli kanlı baskıcı devlet başkanlarına, barışçıl eylemleri şiddetle bastırmaya son verme, evrensel standartlarda ifade özgürlüğünü sağlama, basın ve haberleşme özgürlüğünü engellememe, katliamlarda sorumluluğu olanları bir an evvel bağımsız ve tarafsız yargı önüne çıkarma, halkın yönetimde söz sahibi olmasını mümkün kılacak, yolsuzlukları ve adaletsizlikleri önleyecek gerekli yasal ve anayasal değişiklikleri yapma ve gerçeklerin tüm dünya kamuoyu tarafından bilinebilmesi için ülkelerini uluslar arası gözlemcilere açma çağrısında bulunuyoruz.
MAZLUMDER, özgürlük ve adalet yanlısı olan herkesi Bahreyn'de ve Libya'da yaşanan katliama karşı duyarlı olmaya ve tepki göstermeye çağırır.
Ahmet Faruk ÜNSAL
MAZLUMDER Genel Başkanı

