TBMM İnsan Hakları İnceleme Kom., Uludere Alt Komisyonu’nun Kabul Ettiği Raporu Reddetmelidir!

 TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nun 28 Aralık 2011’de sınır ötesi operasyonla Türk Hava Kuvvetlerine bağlı uçaklarca 34 köylünün bombalanarak katledilmesi olayını araştırmak amacıyla oluşturduğu Uludere Alt Komisyonu'nun hazırlamış olduğu raporu oylamak için toplanması üzerine, İnsan Hakları Örgütleri,  27 Mart 2013 tarihinde TBMM önünde biraraya gelerek, oylanacak rapora ilişkin kaygı ve hassasiyetlerini dile getirdiler.

MAZLUMDER, İHD, THİV ve Roboski İçin Adalet Girişimi'nin düzenlediği ve örgüt temsilcilerinin açıklamalar yaptığı eylemde MAZLUMDER adına, Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL, aşağıdaki açıklamayı yaptı.

Basın Açıklaması Metni;

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Uludere Alt Komisyonu’nun Kabul Ettiği Raporu  Reddetmelidir!


28 Aralık 2011’de, Türk Hava Kuvvetlerine bağlı uçaklarca Türkiye-Irak sınırının yaklaşık 100 mt Irak tarafında 4 köylünün sağ kurtulduğu 34 köylünün de öldürüldüğü olayı araştırmak üzere TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu tarafından oluşturulan Uludere Alt Komisyon Raporu, muhalif oylara karşın Alt Komisyon tarafından oy çokluğuyla kabul edildi. Rapor, Komisyon gündemine alınıp oylandıktan sonra resmileşecek.

Rapor’da, ilgili devlet birimlerinin verdikleri bilgilerden anlaşıldığına göre, operasyon, üst düzey bir PKK yetkilisinin kaçakçı grubuna karışarak Türkiye’ye geçiş yapacağı istihbaratının şartladığı psikoloji altında gerçekleşmiştir. Her gün rutin bir ticari faaliyet olarak kimi zaman 100’e yakın kişinin Irak tarafına gidip geldiği bir bölgede, Türkiye sınırına yaklaşmakta olan mağdur grubun kaçakçı olup olmadığı sorusu sınır birliklerine ve yerel istihbarat kaynaklarına sorulmamış ve hava saldırısına hedef yapılarak katledilmişlerdir. Bu yönüyle operasyon başlı başına bir felaket olmakla beraber daha önce defalarca vurguladığımız bir başka önemli hususla ilgili olarak Rapor’da herhangi bir aydınlama da sağlanmamıştır. O da, saldırının, sınıra yaklaşmakta olan bu grubun Türkiye’ye giriş yapması beklenmeden yani bir sınır ötesi operasyona dönüştürülerek gerçekleştirilmiş olmasıdır, yani sorumluluğun doğrudan siyasi otoritenin omuzlarına yıkılması meselesidir. Olaydan sonra öldürülen ve sağ kurtulanlardan anlaşılmaktadır ki kaçakçı grup arasında herhangi bir PKK’lı unsur mevcut değildir. O halde Alt Komisyon’un yapması gereken, bu istihbaratın doğruluğu üzerinden hükumeti sınır ötesi harekata sevk ederek siyasi sorumluk altına sokanları bulup çıkarmak iken, hiç işi olmadığı halde niyet ve kasıt sorgulamasına girmiştir. Aslında Alt Komisyon, faili ortaya çıkararak siyasi sorumluyu koruyabilecekken faili bulmayarak, bir bakıma siyasi sorumluyu töhmet altında bırakmıştır. Olayın bu yönü aydınlatılabilse idi, siyaseti vesayet altına alan bürokratik mekanizmalarla halihazırda yürütülmekte olan hesaplaşmanın bir adımı daha atılmış olacaktı. Ayrıca, olay olup bittikten ve her şey anlaşıldıktan sonra, sağlık ekiplerinin bombalanan insanları hastanelere nakletmesine engel olunması ve yaralıların kan kaybından ya da donarak ölmelerine sebep olunması kasıt değilse ne ile izah edilebilir.

Bir katliamı araştırmakla yükümlü Meclis alt komisyonunun 15 ay çalıştıktan sonra hazırladığı raporda, üzerine vazife işlerden olan olayın oluşundaki müteselsil sorumlular hakkında bir bulguya ulaşmak yerine katliamı failsizleştirmesi, buna mukabil üzerine hiç vazife olmayan işlerden olan niyet ve kasıt araştırmasına yönelerek katliamı “olur böyle vakalar” lakaytlığına indirgemesi, en hafifinden, Alt Komisyon’un görev kusurudur.

Bakanların, parti genel başkanlarının, milletvekillerinin ve başbakan eşinin mağdurları ziyaret ederek yaraların sarılacağı ve adaletin getirileceğini vaad ettikleri bir katliamın faillerinin karartılması, an az katliam kadar acıdır. Mevcut haliyle bu rapor, gerçekleri ortaya çıkarma ve adalete hizmet etme yerine tekrar seçilebilme motivasyonuyla yazıldığı izlenimi vererek, insan vicdanına, aklına ve adalet duygusuna olduğu kadar TBMM’nin güvenilirliğine de darbe vurmuştur.

Devletin bu katliama dair yaklaşımını en iyi gösteren tavrı olan, olaya karışan tek bir kimseyi dahi idari soruşturmayla açığa almaması ve yargı önüne çıkarmamasına mukabil, mağdur köylülere idari para cezaları kesmesi ve mağduriyetlerini seslendirmek isteyenleri kolluk ve yargı baskısıyla susturmaya çalışması adeta Uludere Alt Komisyonu’na örnek olmuştur. Alt Komisyon vicdanın ve adaletin aklıyla değil devlet(!) aklıyla raporunu kabul etmiştir.

TBMM İnsan Hakları Komisyonu, Alt Komisyon raporunu ele alırken adına ve misyonuna yaraşır bir yaklaşım içinde olmalıdır. Tarih ve insanlık vicdanı bu Rapor’a olumlu oy verenleri unutmayacaktır.

  
      

                                                                                                                                                                        Ahmet Faruk ÜNSAL
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     MAZLUMDER Genel Başkanı


FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2013-03-24
Okunma Sayısı : 2157
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: mazlumder[a]gmail.com | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 5591630